11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 47 Cevapları

Sıra Sizde – Gerçeklik ve Nesnel Gerçeklik Çözümleri

1. Metindeki gerçeklik ile nesnel gerçekliğin örtüşüp örtüşmediğini değerlendirerek aşağıya yazınız.
  • Cevap (Kurmaca Gerçeklik ve Nesnel Gerçeklik Örtüşmesi): Mektup türü kişisel hayatı konu aldığı için kurmaca metinlere kıyasla nesnel gerçeklikle doğrudan örtüşür. Mehmet Kaplan’ın yaşadığı İstanbul, 1940 yılı sınavları ve Dostoyevski okumaları birebir tarihi ve nesnel gerçekliğin kendisidir. Mektupta adı geçen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, dönemin aydınlarının buluşma noktası olan Küllük Kahvesi ve arkadaşı Ali Ölmezoğlu gibi kişi ve mekanlar o dönemin toplumsal ve biyografik gerçekliğini tam olarak yansıtmaktadır.
2. Görüşlerinizi desteklemek için metinden ve gerçek hayattan örnekler veriniz.
  • Cevap (Metinden ve Gerçek Hayattan Örnekler):
    • Metinden Örnek: “Fakülte’de imtihanlar başladı… Bu ay Karamazof Kardeşler’i okudum.” Ayrıca metnin altındaki “24 Haziran 940 İstanbul” ibaresi ve “İstasyonda Kasap İbrahim vasıtasıyla” şeklindeki adres detayı dönemin iletişim şartlarını gösterir.
    • Gerçek Hayattan Örnek: 1940’lı yıllarda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki akademik takvim, dönemin edebiyat çevresi ve Mehmet Kaplan’ın o dönemde asistanlık yapıyor olması nesnel birer gerçektir. Tarihsel kayıtlarda Küllük Kahvesi’nin dönemin yazar ve akademisyenlerinin mesken tuttuğu gerçek bir mekan olduğu bilinmektedir.

3. Arkadaşlarınızın bu konuyla ilgili görüşlerini alınız ve bu görüşlere katılıp katılmadığınızı gerekçeleriyle açıklayınız.

  • Cevap (Sınıf İçi Görüş Değerlendirmesi – Eksik olan cevap tamamlandı ):
    • Arkadaşlarımın Görüşü: Arkadaşlarım genel olarak mektupların tarihi birer belge niteliği taşıdığına ve içindeki bilgilerin (okunan kitaplar, gidilen kahvehaneler, sınav tarihleri vb.) kurmaca değil, tamamen nesnel birer veri olduğuna katılıyorlar.
    • Benim Gerekçeli Görüşüm: Arkadaşlarımın bu görüşüne tamamen katılıyorum. Çünkü edebi mektuplar, yazarların sansürsüz ve yapmacıksız bir şekilde iç dünyalarını ve yaşadıkları dönemi kağıda döktükleri alanlardır. Mehmet Kaplan’ın mektubu da 1940 yılı Türkiye’sinin entelektüel hayatını, üniversite ortamını ve dönemin zorluklarını hiçbir kurguya başvurmadan, olduğu gibi aktardığı için nesnel gerçekliğin ta kendisidir.

 

 

Tüm sayfaların detaylı cevapları için 11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Diğer Sayfalar